Otomotiv dünyasında geleneksel üretim süreçlerini baştan yazan Çinli markalar, yapay zekanın sağladığı hız avantajıyla küresel pazardaki payını artırmaya devam ediyor. Ancak dijital simülasyonlarla kısalan sürelerin fiziksel dayanıklılık testlerini olumsuz etkileyebileceğinden endişe eden düzenleyici kurumlar, üreticilerin üzerindeki denetim baskısını artırıyor.

YAPAY ZEKA DESTEĞİYLE 18 AYLIK YENİ DÖNEM

IAT Automobile Technology ve Çin Otomobil Üreticileri Birliği verilerine göre; dijital doğrulama, mühendislik kontrolleri ve binlerce parçanın eş zamanlı analizinde devreye giren yapay zeka, yeni araç geliştirme sürecini 18 ay seviyesine çekebilecek potansiyele ulaştı. Geleneksel üreticilerin sürelerini yarı yarıya aşan bu esneklik, Batılı devlerin de dikkatini çekti. Nitekim Renault yeni Twingo E-Tech modelini Çin altyapısıyla 21 ayda tamamlarken, Volkswagen ise Xpeng ortaklığıyla ürettiği ID.UNYX 08 modelini yaklaşık 24 ayda geliştirmeyi başardı.

GÜVENLİK TESTLERİ VE DÜZENLEYİCİLERİN HABERSİZ DENETİM BAZLI FRENİ

Geliştirme süreçlerinin aşırı kısalması, fiziksel yol testlerinin yetersiz kalabileceği yönündeki kaygıları tırmandırdı. Yaşanan kazaların ardından bataryalar, sürüş asistanları ve kapı mekanizmalarına yönelik kuralları sıkılaştıran Çinli yetkililer, bir yıl sürecek kapsamlı bir denetim kampanyası başlatma kararı aldı. Yeni düzenlemeler doğrultusunda elektrikli ve yeni enerjili araçlar için zorunlu yol testi mesafesinin 30 bin kilometreye çıkarılması ve fabrikalara habersiz denetimler yapılması planlanıyor.

SEKTÖR TEMSİLCİLERİ HIZ VE GÜVENLİK DENGESİNDE BÖLÜNDÜ

Araçların farklı iklim ve yol koşullarında uzun vadeli test edilmesi gerektiğini vurgulayan Chery Başkan Yardımcısı Li Xueyong, güvenlikten taviz vermemek adına bazı aşamaların kesinlikle kısaltılamayacağını savundu. Buna karşın, pazardaki yoğun rekabet ve tüketicilerin sürekli yeni model beklentisi nedeniyle yavaşlamanın kolay olmadığını belirten Geely Yönetim Kurulu Başkanı Li Shufu ise şirketlerden hızı düşürmelerini beklemenin mevcut pazar şartlarında gerçekçi bir yaklaşım olmayacağına dikkat çekti.