Araştırmacılar, 10 kişinin beyin aktivitesini gözlemlerken, her bir burun deliğinin bağımsız olarak tepki verdiğini keşfetti. Bu, iki burun deliğinin belirli bir kokuya tepki verme biçiminde ince bir fark olabileceği anlamına geliyor.
Burnunuza bakışınızı değiştirecek çalışma
Current Biology dergisinde yayımlanan bir araştırmaya göre, kokuları algılama şeklimiz, hangi burun deliğimizin daha iyi koku aldığına bağlı olarak değişebiliyor.
Önceki araştırmalar, kemirgenlerin iki burun deliklerindeki koku konsantrasyonlarındaki farklılıkları algılayarak bir kokunun kaynağına doğru nasıl yöneldiklerini göstermişti. Ancak şimdiye kadar insan burun deliklerinin kokuları tek bir uyaran olarak mı yoksa iki ayrı sinyal olarak mı kodladığı belirsizdi.
Çalışma ekibi, nöbetlerinin nöral kökenlerini tespit etmek amacıyla kafa içi derinlik elektrotları takılmış olan 10 epilepsi hastasını çalışmaya dâhil etti ve katılımcıların koku korteksindeki aktiviteyi kaydetti.
Deney sırasında, katılımcıların her bir burun deliğine tüpler aracılığıyla muz, kahve ve okaliptüs aromaları verildi. Bu kokular sol, sağ veya her iki burun deliğine enjekte edilirken beyin aktivitesi ölçüldü ve kokuların yoğunluğunun tüm denemeler boyunca sabit kalmasını sağlamak için bir fotoiyonizasyon detektörü kullanıldı.
İlginç bir şekilde, her iki burun deliğinden aynı anda koklatılan kokular beyinde iki farklı alanı aktive etti: Sağ burun deliği sağ yarımküredeki koku korteksine sinyaller gönderirken sol burun deliği sol yarımküreyi harekete geçirdi. Ayrıca bu iki sinyal tamamen aynı değildi. Benzer şekilde, aynı koku her bir burun deliğine ayrı ayrı koklatıldığında, üretilen aktivite modelleri benzerdi ancak eşit değildi.
Süreci inceleyen araştırmacılar, belirli bir burun deliğine koklatılan kokunun ilgili beyin yarım küresinde nasıl bir tepki oluşturduğunu ve karşıt yarım kürenin yaklaşık yarım saniye sonra aktive olduğunu açıkladılar. Bu süreçleri bilmek, insanların kokuları nasıl algıladığı ve tanımladığını daha iyi anlamak için faydalı olabilir.
Araştırmanın bulguları, koklama duyusunun karmaşıklığına ve insan beyninin farklı duyusal sinyalleri nasıl işlediğine dair yeni bilgiler sunmaktadır. Bu bilgiler, koklama bozuklukları gibi koku ile ilgili rahatsızlıkların tedavisinde yeni yollar geliştirmeye yardımcı olabilir.