Hava sıcaklıklarının dünya genelinde çok yüksek derecelere çıkmasının ardında; sanayide, ulaşımda, ısınmada kömür, petrol ve doğalgaz kullanımının her geçen gün artması gerçeği yatıyor.
Söz konusu enerji kaynakları yüzünden atmosfere karbondioksit ve metan başta olmak üzere çeşitli zehirli gazlar yayılıyor ve iklim değişikliği ya da küresel ısınma denilen olgu karşımıza çıkıyor.
***
Sürekli artan sıcaklıklar şu önemli sonuçları doğuruyor:
-Su sıkıntısı giderek ciddi boyutlara ulaşıyor, kurak alanlar ve çöller genişliyor.
-Tarımsal üretim düşüyor. Tarımla uğraşanlar arasında yoksulluk artıyor. Bunun sonucu olarak kimi geri kalmış ülkelerden gelişmiş ülkelere doğru göçler hızlanıyor.
-Orman yangınları daha sık görünmeye başlıyor.
-Bazı hayvan türleri yok oluyor. Balık türlerinde de azalmalar gözleniyor.
-Aşırı sıcaklar düzensiz yağışları da beraberinde getirdiği için deniz seviyesi yükseliyor ve kimi adalarda yaşamak giderek zorlaşıyor.
***
Peki, bu karanlık tabloyu aydınlatacak bir yol var mı?
Elbette var...
Birkaç madde halinde sıralayalım:
-Kömür ve doğalgazla çalışan enerji santralleri kapatılmalıdır.
-Rüzgâr, güneş gibi yenilenebilir enerji kaynaklarına ağırlık verilmelidir. Her sanayi kuruluşuna ve binaya bu enerjilerden yararlanma zorunluluğu getirilmelidir.
-Hidroelektrik santrallerinin sayısı artırılmalıdır.
-Enerji tasarrufu sağlamak için hem yolcu hem yük taşımacılığında demiryollarından daha fazla yararlanılmalıdır.
-Yeni binalar enerji kaybını önleyecek şekilde tasarlanmalıdır.
-Ormanların betonlaşmasına karşı önlemler alınmalıdır.
***
Londra’da İmperial College London’da iklim uzmanı olarak görev yapan Prof. Frederika Otto, “Bu sıcaklıklar bir gün bize serin gelmeye başlayacak” demiş.
Bu sözleri “Bunlar daha iyi günlerimiz” diye anlamak da mümkün.
Artan sıcaklıkların yarattığı sorunlara keşke yelpaze sallayarak ya da klimanın ayarını yükselterek çözüm bulunabilseydi.
***
NATO ülkelerinin devlet başkanları önümüzdeki günlerde Ankara’da toplanıp daha etkin bir savunma sisteminin nasıl oluşturulması gerektiğini tartışacaklar.
Gündemlerine iklim değişikliğini de alsalar iyi olurdu.
Çünkü iklim değişikliğinin yarattığı ve bundan sonra yaratması muhtemel tehlikeler, düşman güçlerinin yaratacağı tehlikelerden herhalde daha az değildir.
++++++++++
SÜRPRİZ Mİ DEĞİL Mİ?
Dünya Kupası’ndan Almanya ve Hollanda’nın erkenden elenmesi sürpriz olarak karşılandı.
Oysa elenmeyip yollarına devam etmeleri sürpriz olurdu.
Bakın neden?
Avrupa’da uzun yıllardır doğumlar azalıyor, nüfus giderek yaşlanıyor.
Bu yüzden Avrupa takımları önümüzdeki kupalarda daha büyük sorunlar yaşayacak, güçlü kadrolar kurmakta çok zorlanacaklar.
Tabii akla şu soru gelebilir:
“Fransa da Avrupa takımı ve gayet iyi gidiyor. Hatta kupayı kazanabileceğini belirten spor otoriteleri hiç de az değil.”
Doğru, Fransa kupada iyi gidiyor.
Ama takıma bakınca bunun nedeni kolayca anlaşılabilir.
11 kişilik kadroda oynayanlardan 9’u siyahi oyuncu. Yıllar önce Fransa’ya gelip yerleşmiş ve vatandaşlık hakkını kazanmış gençler.
Yani Fransa takımında o 9 siyahi oyuncu olmasa şimdiye kadar onlar da elenip giderlerdi.
Bir diğer deyişle karşımızda “hakiki” Fransa takımı yok, çeşitli ülkelerden “devşirme” bir takım kurulmuş.
***
Buradan bizim çıkaracağımız bir ders var:
Türkiye’de de doğum hızı düşüyor.
Böyle giderse nüfusumuz yakında azalmaya başlayacak.
Bazı sektörlerde çalışacak insan bulmak zorlaşacak.
Nüfusun azalması, önümüzdeki Dünya Kupalarına katılmayı da, katılıp başarılı olmayı da imkânsız hale getireceği gibi bugünkü ekonomik düzeyimizi bırakınız geliştirmeyi korumayı bile sıkıntıya sokacak.
Ailelere getirilecek yeni cazip teşviklerle doğum hızı mutlaka artırılmalıdır.