
Türkçü hareketin sembol isimlerinden Hüseyin Nihal Atsız’ın ölümsüz eseri Bozkurtlar, “621 yılında bir yaz gecesi” bölüm başlığıyla başlar… Benim de “Bozkurtlar” ile tanışmam, “1975 yılında bir yaz gecesi” başladı. Fatih Vatan Lisesi 2. Sınıfından 3. Sınıfa geçip yaz tatiline girmiştik. Böyle bir yaz akşamı evde otururken sınıf arkadaşım Doğan Köseoğlu’nun okumam için bana verdiği “Bozkurtlar” romanı elime geçti… Benden önce de birkaç kişinin okuduğunu düşündüğüm kitabın kapağı ve künye sayfası yoktu… “621 yılında bir yaz gecesi” bölüm başlıklı ilk sayfadan okumaya başladım… Okuduğum sayfalar arttıkça bir sonraki sayfalarda neler olacağı konusundaki merakım da katlanarak artıyordu… Benim gibi (o tarihlerde) roman okumaktan pek hoşlanmayan birini bile içine sürükleyen kitabı elimden bırakmak mümkün olmuyordu… Çok kısa sürede kitabı okuyarak son sayfasına geldim ama beni kötü bir sürpriz bekliyordu… Daha önce başkaları tarafından da defalarca okunduğu belli bu eski kitabın son sayfası da maalesef yoktu… Hemen gittim, Ötüken Neşriyat’ın “Bozkurtlar” adıyla tek cilt halinde yayımladığı bu kitabı satın aldım. Satın almakla kalmadım, son sayfasının fotokopisini çektirip, bendeki eksik nüshanın sonuna ekledim. O nüshanın eksik kalmasına gönlüm razı olmamıştı. Sonra onu bir ciltçiye götürüp, neredeyse yeni baskısından bir tane alacak kadar bir para ödeyerek ciltlettim. O ilk gözağrım “Bozkurtlar” hâlâ annemin evindeki kitaplığımda bana o yıllarımı hatırlatan bir hatıra olarak durur…
***
Bu vesile ile Atsız’ın bu efsane eserinin geçmişinden de biraz bahsedelim;
Bozkurtlar, “Ateş” çocuk dergisinin 7 Ocak 1937’de çıkan 7. sayısından, 29 ve 30. sayılar haricinde, 40. sayısına kadar tefrika edilip kitap olarak yayınlanacağı 1946’ya dek yarım kalan “Bozkurtların Ölümü” ve onun devamı olarak 1949’da yayınlanan “Bozkurtlar Diriliyor”un, Ötüken Neşriyat tarafından 1973’te birleştirilip neşredilen ilk baskısında aldığı yeni ismidir.
Birinci Gök Türk Kağanlığı’nın çöküşü ve Kür Şad önderliğindeki 40 Türk bahadırının canları pahasına esarete başkaldırarak bağımsızlık ateşini yakmalarının, onların unutulmaz ihtilal girişiminden elli yıl sonra, Kutluk Şad liderliğindeki Türklerin İkinci Gök Türk Kağanlığı’nın kurt başlı sancağını yeniden yükseltmelerinin temiz ve ince işlenmiş destansı bir dille anlatıldığı bu büyük Türk romanı, yazarı hayattayken klasikleşmiş ve pek çok nesli millî gurur ve şuur yoluna sevk ederek ölümsüzleşmiştir. “Bozkurtlar”, okuyucularını asırlar öncesine, ata yurtlarını yoğuran eski tasa ve kıvançların, zafer ve yenilgilerin; bozkırda şekillenen eski Türk yaşayış ve töresinin, ahlâk ve erdemlerinin yüceltildiği ülküleştirilmiş bir kahramanlık diyarına taşır.
***
Ötüken Neşriyat, Atsız'ın kaleme aldığı Büyük Türk romanı “Bozkurtların Ölümü” ve “Bozkurtlar Diriliyor”u nostaljik kapakları ve ilk baskı düzeniyle bu yılbaşında okurlarla buluşturarak kültür hayatımıza önemli bir katkı sağlamıştı. Büyük ilgi gören nostaljik baskı çok kısa sürede tükenince Ötüken Neşriyat 2. Baskıyı yaparak yeni nesil okuyuculara ulaştırmayı sürdürüyor.

“Bozkurtların Ölümü”, Türk milletinin ana yurttaki hayat mücadelesinin, kahpelik ve entrikalarla saldıran düşmanlarla boğuşmalarının, “hangi duyguyla sönüp dağılıp küçüldüğümüzün”, ardından Türk düşüncesi yaşasın diye kanımızı nasıl akıttığımızın şanlı bir destanıdır. Bu ulu atalar erdeminin yazılışındaki sürükleyicilik ve tiplerin kuvveti, bütün okuyucuları kendine bağlayacaktır.

“Bozkurtlar Diriliyor”, Türk Kağanlığının yıkılışı ve Kür Şad ihtilalinden kırk yıl sonra Kutluk Şad önderliğinde Türklerin yeniden şahlanışını ve ana yurtta Bozkurt soyunun sancağının yeniden yükselişini Kür Şad’ın oğlu Urungu’nun kara bahtı ekseninde anlatıyor. Karanlık devirlerde atalarımızın ülkücü şuur ve gayretinin sonuçlarının, “hangi sırla parlayıp büyüyüp açıldığımızın” yol gösterici bir destanı olan bu büyük Türk romanı, birçok tabloyla süslenmiştir.
Ötüken Neşriyat Tel:(0212) 251 03 50