Borsa neden yükselmiyor? Son günlerde en sık karşılaştığım soru bu. Neredeyse altınla aynı sıklıkta soruluyor.

“Borsa yükselmiyor, ne zaman yükselecek?”

Bir yıldır yatırımcıyı adeta yıpratan, moralini bozan bir soru bu.
Gerçekten de borsa son bir yıldır yatırımcısına büyük zarar verdi. Reel olarak bakıldığında, normal koşullarda ciddi kayıp söz konusu. Endeks yeniden 10.000 puanın altını zorluyor; “Zaten bir yıl önce de 10.000’deydi” diye düşünenler olabilir. Ancak işin arka planında bir endeks mühendisliği var. Doğru olan; bu endeksin normal şartlarda 7–8 bin seviyelerinde olması gerektiği yönünde.

Bunu neden söylüyorum? Çünkü birkaç kurum ve oyuncu, bana göre destekli kişiler veya kuruluşlar, endeks ağırlığı yüksek hisseleri satın alıp endeksi yukarı taşımaya çalışıyorlar. Bir gün Türk Hava Yolları ile, ertesi gün bankalarla dengeyi kuruyorlar. Oysa diğer birçok hissenin değeri çok düşük kalıyor. Bazı günler borsa yüzde 2 yükseliyor; insanlar “Ne güzel, para kazanmışız” sanıyor. Oysa 600 hisseden 500’ü düşmüş olabilir. Yani bütünün yükselmesi, sizin hissenizin değer kazanması anlamına gelmeyebiliyor.

Endeks mühendisliği şöyle işliyor:

Endeks üzerinde ağırlığı olan hisseleri satın alıp yukarı çekiyorlar, ertesi gün satıp başka bir hisseyi yükseltiyorlar. Bireysel yatırımcının hangi hisseyi seçileceğini önceden bilme şansı yok. Siz temel analizle, geleceğine güvendiğiniz bir şirkete yatırım yapıyorsunuz; ama birileri o hisseye ters yönde işlem yapabiliyor.

Sonuç: Borsa yükselirken siz zarar edebiliyorsunuz.

Elbette ana neden, her zaman söylediğim gibi, paranın girmemesi. Para yalnızca borsaya değil, Türkiye’ye girmiyor. Ülkenin durumu, siyasetteki hukuk dışı davranışlar ve benzeri unsurlar bir araya gelince yabancı yatırımcı gelmiyor; yerli yatırımcı da temkinli kalıyor. Böyle olunca borsa tıkandı, mızmızlanıyor; yatırımcısını yıpratıyor.

SERBEST FONLAR

Buna son zamanlarda eklenen bir başka sorun da kapalı serbest fonlar. Bazı serbest fonlar bir ayda yüzde 400 gibi abartılı getiriler açıklıyor. “Hemen alalım” dediğinizde yok öyle; çoğu kapalı fon ve katılımcı sayısı sınırlı. 20–25 kişi gibi bir çember. Bu kişiler kendi kurdukları fonlara, genelde kendilerine ait şirket hisselerini aldırıp topluyorlar. Şirket kendilerinin olduğu için kimden ne kadar hisse alınıp verildiğini, takas detaylarını biliyorlar. Küçük ortak adı altında hisseleri topladıktan sonra çoğunluğa sahip oldukları için fiyatı istedikleri seviyeye çıkarabiliyorlar. %500, %1.000 gibi rakamlar mümkün oluyor; vicdan meselesi değil, keyif meselesi.

Ve işin en vahim tarafı: Bu işlemler sonrası kimlerin kime, hangi şartlarla devrettiği kapalı kalabiliyor. Siz vatandaşı 300 bin liralık bir transferi inceleyip kara para şüphesiyle sorgularken, fonlara giren milyar liralık hareketlerin hesabını sormazsanız tutarsızlık ortaya çıkar. Bu denetimsizlik sürdükçe borsa kumarhane olur; birilerinin cirit attığı, yurt dışındaki paralara Türkiye'ye giriş yolu olan bir platform haline gelir. Kurumsal bir borsa olamazsınız; kurumsal bir borsaya adam gibi yatırımcı gelmez.
Sonuç? Borsanın yükselmemesinin temel sebepleri: sermaye akışının durması, endeks mühendisliği, kapalı ve şeffaf olmayan fon yapıları ile denetim eksiklikleri. Bu sorunlara çözüm bulunmadığı sürece borsa gerçek yatırımcısını geri kazanamaz.

Kapanışta şunu söyleyeyim: Yatırımcı çıkıp “Borsa neden yükselmiyor?” diye sormaya devam edecek. Ama asıl sorulması gereken, “Borsayı kimler, nasıl ve hangi araçlarla manipüle ediyor?” olmalı. Yanıtlar bulunup şeffaflık sağlanmadıkça, insanlar aklı ve parasıyla zarar görmeye devam edecek.