Kamudaki 120 bin aracın sadece 1079 adedi ihtiyaç fazlası imiş.
*
Aslında israftan kaçınmak isteyen, milleti tasarrufa yönelten bir iktidarın, ihtiyaç fazlası varken, milletin ve devletin parasının boş yere harcayacağını hiç sanmıyorum.
Ne yalan söyleyeyim kırk yıl düşünsem bu iktidarca -milletin ve devletin parasının çar-çur edilmesi- aklıma gelmez(!)!
*
sözcü.com.tr’den Deniz Ayhan’ın haberine göre, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e CHP Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, araçlarla ilgili soru önergesi vermiş, Bakan da yazılı cevaben:
“(…)2025 Nisan ayı sonu itibarıyla kamuya ait toplam 1079 aracın satışı öngörüldü. Bunlardan 298’i satışa çıkarıldı, ancak 135’i satıldı. (…)
Önümüzdeki dönemde de satışı talep edilen toplam 1079 resmi aracın satışı için ihale yapılmaya devam edileceği” yönünde karşılık vermiş.
Madem Sayın Bakan, Sayın milletvekilin önergesine o yönde bir karşılık vermiş, o vakit söyleyecek sözüm yok.
*
Yalnız, anlayamadığım 1079 aracın, 298’i satışa çıkarılmış da niye sadece 135 adet araç satılmış ki?
*
Bende saçmalıyorum işte!
Belki beğenilmedi…
Belki vatandaşın alım gücü yok.
*
Haberde:
“İktidar mensupları ve bürokratlar, lüks araçlarla saltanata devam ediyor.” diye yer alırken, 2025 bütçesi ile kamuya 3 bin 423 yeni araç daha alınmış.
*
Hoppala!
Oldu mu ama böyle!
Ekonomiden sorumlu Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Şimşek, ‘Tasarruf, tasarruf” diye bas bas bağırırken…
Üstelik de 1079 araç fazlası varken, yeniden 3 bin 423 araç alınması da neyin nesi?
*
Bunda bir yanlışlık olmalı.
Yanlışlık olmalı, çünkü yalnızca Sayın Mehmet Şimşek tasarruf konusunda ısrarlı davranmıyor ki, Sayın Erdoğan da aynı şeyi söylüyor.
Milletin tasarruf etmesini istiyor.
Anlaşılan o ki bu tasarruf kamuya değil, millete yönelik telkin oluyor.
Öyle değilse ben yanlış mı anlıyorum yoksa?
*
Bu tasarrufun esas muhatabı demek ki millet!
Yoksa iş yapan kamu görevlisi neyin tasarrufunu yapacak ki?
Millet pazarından kısacak…
Eğlencesinden -ki sahiden millet çok eğleniyorlar(!) çook- kısacak…
Mutfağından kısacak…
Giyiminden kuşamından kısacak…
Hatta sofraya konulacak olan yemek tabakları dahi küçültülecek…
Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi öyle diyordu sanırım.
“Porsiyonları küçültelim” diyordu.
Bence çok haklı!
Gerekirse bir tabakta iki, üç kişi yerse daha evla olur.
Olmaz mı?
Bence olur!
*
Büyüklerimizin tasarruf önerisi bize imiş he mi?
Ben de çok cahilim ya hu!
Kamuya olacak değil ya!
Dedim ya, bu tasarrufu ben yanlış anladım!
Affedersiniz!
Siz yeter ki üzülmeyin.
Biz o tasarrufu yapıyoruz zaten!
Yeter ki en tepeden en aşağıya kadar hiçbiriniz itibarınızdan ödün vermeyin!
*
Biz ne güne duruyoruz canım.
Siz itibarınızı koruyun, biz daha nasıl ve nerelerden itibar tasarrufu edilir onları öğrenelim.
*
Biz idare ediyoruz, bizi ona layık gördünüz için sizler sağ olun!
Sizin bu kadar itibara ihtiyacınız varken, ücretin asgarisi de çok bize(!).
Biz idare ederiz, sizin canığız sağ olsun!