İlay Aksoy kendi YouTube kanalında son dönemde Fransa, İngiltere, Portekiz, Kanada, Japonya ve Avustralya gibi ülkelerin Filistin’i tanıyacaklarını açıklaması hakkında konuşarak, bu çıkışların samimi olmadığını belirterek, “Hepsi aynı anda Filistin’i tanıma yarışına girdi ama çoğu bunu ateşkes sağlandıktan sonra, esirler serbest bırakıldıktan sonra ya da 2026’daki BM Genel Kurulu’ndan sonra yapacağını söylüyor. Günde 250 kişinin öldüğü bir ortamda bu, ‘bir yıl daha bekleyin, 92 bin kişi daha ölsün’ demektir” ifadelerini kullandı.

“FİLİSTİN GERÇEK ANLAMDA DEVLET OLABİLİR Mİ?”
Montevideo Kongresi'ne göre bir bölgenin devlet sayılabilmesi için nüfus, hükümet, tanımlı toprak ve diğer devletlerle ilişki kurma kapasitesine sahip olması gerektiğini hatırlatan Aksoy, Filistin’in nüfus, hükümet ve diplomatik ilişki şartlarını karşıladığını ancak en büyük sorunun “sınırlar ve toprak bütünlüğü” olduğunu belirten Aksoy, “Batı Şeria’nın %60’ı İsrail’in kontrolünde. 700 binden fazla İsrailli işgalci yerleşimci var, 290 yasa dışı yerleşim yeri kurulmuş. Filistinliler kendi bölgeleri arasında bile seyahat edemiyor. 700’den fazla kontrol noktası var” dedi.
“BATI KAMUOYUNU OYALIYOR, İSRAİL’E ZAMAN KAZANDIRIYORLAR”
Aksoy, Batı ülkeleri Filistin’i tanıma çıkışıyla aslında İsrail'e eleştiriler karşısında nefes aldırmaya çalıştığını ifade ederek, “Dünya kamuoyu artık cep telefonlarından canlı soykırım izliyor. Batı hükümetleri kendi halklarından baskı yiyor. Bu nedenle gündemi değiştirip halkı sakinleştirmeye çalışıyorlar. ‘Bakın Filistin’i tanıyacağız’ diyerek oyalıyorlar” dedi.
“ASIL AMAÇ BEN-GURİON KANALI”
İlay Aksoy, İsrail’in Gazze’deki saldırılarının uzun vadeli hedefinin “yeni bir ticaret kanalı” olduğuna dikkat çekerek, Süveyş Kanalı'na rakip olacak Ben-Gurion Kanalı projesini hatırlatarak, “İsrail, Akdeniz ile Kızıldeniz’i kendi topraklarından bağlamak istiyor. Bu kanal yapılırsa dünya ticaretinde stratejik üstünlük kazanacak. Bunun için Gazze’nin tamamen boşaltılması gerekiyor” ifadelerini kullandı.