Adalet Bakanı Akın Gürlek, 2017’den beri aranan uyuşturucu çetesi elebaşı İslam Yakut’un yakalanmasının ardından yaptığı açıklamada şöyle dedi:

“Uyuşturucu baronları nereye saklanırsa saklansın, hangi yöntemlerle izlerini kaybettirmeye çalışırsa çalışsın devletin kararlı takibinden ve adaletten kaçamayacaklardır.”

Bu ifadede takıldığım bir şey var:

Sayın Bakan’ın çete elebaşlarından“uyuşturucu baronları” diye söz etmesi toplumda yanlış algılara yol açabilir.

Çünkü baron Batı’da şövalye gibi bir asalet unvanıdır.

Uyuşturucu çetelerinin başındaki kişilerden söz ederken elebaşı demek gerekir.

Çoğu gazeteci meslektaşımız da ne zaman bir çete elebaşı yakalansa onu hemen “baron”luğa terfi ettiriyorlar.

Doğru değil bu.

Hatırlatayım dedim.

++++++

KİRALIK KONUT PROJESİ’NE 4 ELEŞTİRİ

İktidarın İstanbul’da başlattığı Kiralık Konut Projesi’yle ilgili 4 eleştirim var.

Bir:

Proje çerçevesinde dağıtılacak konutlar arasında 4+1 olanlar da yer alıyor.

Lüks sınıfına giren 4+1 konutlar hiç yapılmayıp onların yerine 1+1 ve 2+1 konutların sayısının artırılması herhalde daha doğru olurdu.

Türkiye konut konusunda Japonya’yı örnek almalıdır.

Japonya Konut ve Arazi Araştırma Kurumu’nun verilerine göre Tokyo kentinde ortalama konut büyüklüğü 65 metrekaredir.

Daha önce de yazmıştım. Japonya’da yalnız yaşayanlar arasında 10-15 metrekarelik konutları yeterli bulanlar bile var.

İnternette izlediğim bir yayında Taka isimli Japon genç, oturduğu 10 metrekare büyüklüğündeki konutu tanıtıyordu. Bir oda ile bir tuvalet ve banyodan oluşan konuta bir yatak, bir koltuk, bir masa iki sandalye, buzdolabı, çamaşır makinesi, ocak, mikrodalga fırın ve birkaç dolap pek de tıkış tıkış olmayan bir şekilde yerleştirilmişti.

Japonya’dan daha zengin olmadığımızı hatırlayıp konut politikamızı buna göre şekillendirmeliyiz.

Hedef büyük konutlar değil işlevsel küçük konutlar olmalıdır.

İki:

İstanbul’da güncel ev taşıma ücretleri, eşyanın miktarı ve gidilecek yerin uzaklığına göre 15 bin liradan başlayıp 80 bin liraya kadar çıkıyor.

Bu durumda devletin projeden yararlanacak olanlara taşınma giderleri konusunda da yardımcı olması gerekir.

Üç:

Türkiye İstatistik Kurumu’nun verilerine göre İstanbul’da 981 bin 614 kişi yalnız yaşıyor.

Bunlar arasında muhtemelen yüz binlercesi kirada oturuyor.

Hal böyleyken Kiralık Konut Projesi’nin sadece evli olanlara yönelik başlatılması doğru olmamıştır.

Dört:

İstanbul’un konut sorunu pansuman niteliğindeki tedbirlerle çözülemez, operasyon yapmak gerekir.

Operasyonun ilk aşaması İstanbul’a göçü önlemektir.

İkinci aşama, İstanbul’dan diğer kentlere göçü teşvik etmektir.

++++++++

GENÇLER TARIMDAN KAÇIYOR

Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, “Çiftçilerin sadece yüzde 5’i 18-35 yaş grubunda” dedi.

Bayraktar, buna çare olarak tarım sektöründe çalışan gençlerin sosyal güvenlik primlerinin devlet tarafından ödenmesini önerdi.

Doğrudur, böyle bir uygulamaya geçilmelidir.

Ama yetmez, tarımın ayakta kalması için şu önlemin de acilen alınması gerekir:

Üretilen ürünü Tarım Bakanlığının belirleyeceği taban fiyatını göz önünde tutarak o yöredeki belediye satın almalı, bunu aracılara filan vermeden yine Tarım Bakanlığının belirleyeceği fiyat çerçevesinde doğrudan zincir marketlere satmalıdır.

Zincir marketler de aldıkları ürüne en fazla yüzde 30 kâr oranı koyarak vatandaşa ulaştırmalıdır.

Altyapısı hazır, denenmesi kolay bir yoldur bu.

Başarıyla uygulanırsa tarım alanında gerilemeyi durduracağı gibi büyük atılımlara da kapı açabilir.