60 yaş ve üzerindeki yetişkinlerde zona aşısının yalnızca enfeksiyon riskini önlemekle kalmayıp, birtakım kardiyovasküler rahatsızlıklardan da koruduğu ifade edildi. Nature dergisinde yer alan bir araştırmaya göre; söz konusu aşı bu yaş grubunda genel kalp ve damar yükünde yüzde 9, iskemik kalp rahatsızlıklarında yüzde 10, kalp yetmezliğinde yüzde 12 ve inme vakalarında yüzde 12 oranında düşüş kaydetti.
Araştırma sonuçları açıklandı: Zona aşısı o hastalıkları azaltıyor
Nature dergisinde yayınlanan yeni araştırmalar, zona aşısının bağışıklık korumasının ötesinde kalp ve damar sağlığını da desteklediğini ortaya koydu.
Kaynak: Diğer
ürkiye'de sıkça rastlanan viral bir deri rahatsızlığı olan zona, suçiçeğine yol açan varisella zoster virüsünün yeniden aktive olmasıyla ortaya çıkıyor. Genellikle şiddetli ağrı, ciltte yanma hissi ve kabarcıklı döküntülerle kendini gösteren bu hastalıkta yaş kilit bir rol oynuyor. Her yaş grubunda ortaya çıkabilmekle birlikte, 50 yaş sonrasında görülme sıklığı (insidans) yükseliş gösteriyor. Öyle ki, yaşam boyu zona geçirme ihtimali 60 yaşına varanlarda yüzde 25 iken, 85 yaşına ulaşıldığında yüzde 50'ye çıkmaktadır; ayrıca yaşın ilerlemesiyle birlikte hastalığa eşlik eden komplikasyonlar da artış gösteriyor.
Diken'den Mesude Demir'in kaleme aldığı yazıya göre, Türkiye'deki her beş zona vakasından birinde çeşitli komplikasyonlar ortaya çıkmaktadır. Döküntüler iyileşse bile bölgede aylarca veya yıllarca sürebilen sinir ağrısı (postherpetik nevralji), görme kaybı ve çift görme gibi oftalmik rahatsızlıklar, nadiren de olsa inme riskini artıran nörolojik problemler ile işitme kaybı ve denge bozuklukları bu tablolar arasında yer alıyor.
Zona hastalığına karşı biri canlı, diğeri rekombinant zoster aşısı olmak üzere iki farklı seçenek geliştirildi. Canlı aşının koruyuculuğu yüzde 51.3 seviyesindeyken, rekombinant zoster aşısı yüzde 97 oranında koruma sunuyor. İlgili araştırma rekombinant zoster aşısı özelinde gerçekleştirildi ve aşılanan bireylerin yedi yıllık takip verileri incelendi. Tıpkı grip ve COVID-19 gibi diğer viral enfeksiyonlara karşı uygulanan aşılar gibi, zona aşısı da dolaylı yoldan kalp ve damar sağlığını koruyor.
Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Esin Davutoğlu Şenol, viral enfeksiyonlar sırasında vücudun tepki vermek için bazı moleküller (sitokinler) sentezlediğini belirtti:
“Sitokinlerin miyokarda (kalp kası) ve damar sistemine etkisi büyük. Ya önceden var olan uygun koşulları tetikliyor ya da aniden trombüs (pıhtı) oluşumuna sebep oluyor. Yani hem kalp krizi hem de inmeyle yakın ilişkileri var.”
Zona virüsü de damar üzerinde ‘tromboinflamatuar’ denen pıhtı ve iltihap oluşumunu tetikleyen bir zinciri başlatıyor.
Zona virüsünün aslında uyuyan suçiçeği virüsü olduğunu hatırlatan Şenol şunları söyledi:
“Virüs her zaman zona gibi tezahür etmese bile arada bir aktive oluyor. Uykusuz kaldığımızda, yorgun düştüğümüzde, başka bir viral enfeksiyon geçirirken hem demansı tetikleyici etkisini hem de pıhtı ve damar üzerindeki yangısal etkisini gösterebiliyor. Zona aşısı aslında bunu durdurduğu için etkili oluyor. Yani hasara yol açan virüsü önleyerek etki ediyor.
Biliyoruz ki virüslerin algılanması bağışıklık sistemini yoran bir süreç. Virüsler bakteriler gibi değil.
Bağışıklık sistemi 2-3 hafta boyunca yanıt vermeye çalışıyor. Aslında pek çok virüse karşı da kusurlu, eksik bir yanıt veriyoruz.”
Şenol sağlıklı yaşlanabilmenin aşılanmayla çok yakın ilişkili olduğunu söyledi. Profesör sağlıklı ömür sürmenin, özellikle 50 yaşın (kırılma noktası) üstünde zona, zatürre, yıllık grip ve RSV aşılarının yapılmasıyla da yakından ilişkili olduğunu söyledi. Şenol, “Aşı bir anlamda biyolojik programımızı düzelten en önemli müdahale” dedi.
Yaşa bağlı azalan bağışıklığın yanı sıra, AIDS, kanser, romatoid artrit gibi bağışıklık sistemini baskılayan hastalıklar veya bağışıklığı baskılayıcı ilaç kullanımı, diyabet, astım, KOAH, hipertansiyon, mekanik travma, zona riskini artırıyor.