Altın yine durdu…

Hatta 4 bin 400 doların üzerinden geri çekilip yine 4 bin 300 dolar seviyelerine geri çekildi.

O zaman “Eyvah, altın yine düşecek!” çığlıkları atmaya başlayabiliriz.

Biz şaka yapsak da,

Birileri bunu ciddi ciddi yapıyor.

“Altında yükseliş bitti! Tekrar çakılacak!” demeye başladılar bile…

Oysa hikaye yeni başlıyor.

Altında yükseliş bitmedi.

Sadece hızlı hareketi sonrası biraz nefesleniyor.

Yeni yükseliş öncesi dinleniyor yani.

Bakın, kim ne derse desin…

Altını yukarı taşıyan temel nedenler ortadan kalkmış değil.

CME FedWatch verilerine göre piyasa, Fed’in eylül ayında faizleri sabit tutma ihtimalini yüzde 65 olarak fiyatlıyor.

Faiz artırma ihtimaline verilen oy ise sadece yüzde 35.

Yani yatırımcı Fed’in faiz artıracağı görüşünde falan değil.

Birileri her ne kadar,

Petrol fiyatları yükseliyor,

Enflasyon yükselecek goygoyları yapsa da beklenen olmadı.

Hem tüketici hem de üretici enflasyonları beklentilerin altında kaldı.

Doğal olarak faiz artırım beklentileri de çakılı verdi.

Durum böyle iken soruyorum size:

Neden tutanaklarda aşırı şahin bir enflasyon vurgusu yapılsın?

Ha, bu söylediklerim yanlış anlaşılmasın…

Fed’in açıklayacağı son toplantı tutanaklarında enflasyon riskinden bahsedilmeyecek demiyorum.

Elbette bahsi ve konusu geçecek.

Ancak piyasalarda konuşulan kadar sert ve şahin olmayacak.

Evet,

Tutanaklar açıklandığında kısa aralıkta dalgalanma olabilir ama bu altın kaldığı yerden yoluna devam etmeyeceği anlamına gelmeyecek.

Üstelik önemli bir ayrıntı daha var:

Açıklanacak olan Fed tutanakları bize geleceği değil…

Geride kalan toplantıda nelerin konuşulduğunu gösterecek.

Oysa o toplantının ardından ABD ekonomisinde çok sular aktı.

İstihdam verileri zayıfladı.

Perakende satışlar beklentileri karşılamadı.

Ekonomik büyümeye ilişkin endişeler arttı.

Konut satışları düştü.

Ve enflasyonlar beklentilerin altında arttı.

Dolayısıyla asıl konu enflasyondan çok büyüme ve istihdam olmaya başladı.

Dolayısıyla şimdi Fed çıkıp 3-5 dolar yükselen petrol fiyatlarını baz alıp,

Faiz falan artıramaz.

Zaten bunu yaparsa ayağına değil,

kendi kafasına sıkmış olur.

Şirketlerin finansman maliyeti artar.

Yatırımlar yavaşlar.

Yeni işe alımlar azalır.

İşten çıkarmalar hızlanır.

Tüketim daha da zayıflar.

Yani Fed enflasyonu kontrol etmeye çalışırken ekonomiyi bitirir.

İşte bu nedenle:

Fed’in faiz artıracak hikâyesi bu koşullarda yalan oldu.

Onun için piyasa faiz artışını sadece yüzde 35 oranında fiyatlıyor.

Şimdi gelelim petrol meselesine.

Bana göre petrol de son yükselişlerini yapıyor.

Trump, İran’la herhangi bir görüşme yapmadığını ve Hürmüz Boğazı’nın açık olduğunu söylüyor.

İran ise Hürmüz Boğazı’nın gemi trafiğine kapalı olduğunu açıklıyor.

Karşılıklı sert açıklamalar geliyor.

Tehditler havada uçuşuyor.

Petrol piyasası da bu açıklamaları arz endişesi olarak fiyatlıyor ama 100 doların yanına bile yaklaşamıyor.

Çünkü ortada “Pazarlık” döndüğünü herkes görüyor.

ABD ve İran yönetimi;

kamuoyu önünde gerilimi yükseltirken,

perde arkasında anlaşmanın şartlarını güçlendirmeye çalışıyor.

Çünkü tarafların hiçbiri aylarca sürecek,

petrol fiyatlarını patlatacak ve küresel ekonomiyi sarsacak yeni bir çatışmanın maliyetini taşımak istemiyor.

Bu nedenle karşılıklı sert açıklamalara rağmen ABD–İran hikâyesinin adım adım barışa doğru gittiğini düşünüyorum.

Eğer anlaşma zemini oluşur ve Hürmüz riski azalırsa petrolün üzerindeki savaş primi de geri çekilecektir.

Petrol gerilerse enerji kaynaklı enflasyon baskısı hafifler.

Enflasyon baskısı azalırsa Fed’in faiz artırma gerekçesi daha da zayıflar.

Tahvil getirileri geriler.

Dolar üzerindeki yukarı yönlü baskı azalır.

Altının önü yeniden açılır.

Savaş riski biter, faiz gerçeği devreye girer.

Ve asıl yükseliş de tam burada başlar.

Üstelik altının uzun vadeli hikâyesi yalnızca Fed’den ibaret değil.

Merkez bankalarının altın talebi devam ediyor.

Jeopolitik belirsizlikler tamamen ortadan kalkmıyor.

Küresel borç yükü büyüyor.

Yatırımcıların kâğıt paralara yönelik güveni zayıflıyor.

Bütün bunlar altının altında güçlü bir taban oluşturuyor.

İşin özeti şu:

Fed tutanakları enflasyon riskine işaret edebilir.

Bu açıklamalar tahvil faizlerini yükseltip altını kısa süreli baskılayabilir.

Ancak büyüme ve istihdamdaki bozulma Fed’in faiz artırmasını zorlaştırıyor.

Petroldeki yükselişin de ABD–İran geriliminin yumuşamasıyla gücünü kaybetmesini bekliyorum.

Enerji fiyatları geriledikçe enflasyon baskısı azalacak.

Fed üzerindeki faiz artırma baskısı hafifleyecek.

Ve altın yeniden yönünü yukarı çevirecek.

Dolayısıyla aslında altın düşmüyor…

Sadece yeni yükseliş öncesinde nefesleniyor!