Berlin’deki bütçe görüşmeleri, Almanya siyasetinin tansiyonunu zirveye çıkardı. AfD Eşbaşkanı Alice Weidel, Başbakan Friedrich Merz’i “Lügenkanzler” (yalancı başbakan) olarak niteledi. Merz’in seçim vaatlerini yerine getirmediğini öne süren Weidel, mevcut hükümetin bütçe planını “borç çılgınlığı” olarak tanımladı. Ukrayna’ya verilen desteği sert şekilde eleştiren Weidel, Almanya’nın “İslamlaştığını” iddia etti ve göç politikalarını “vitrin uygulamaları” olarak nitelendirdi.
Weidel’in özellikle elektrik vergisinde söz verildiği halde indirime gidilmemesini hatırlatması, Merz’in “kağıt üstünde başbakan” olduğunu ileri sürmesine neden oldu. Merz ise bu iddialara karşılık, “Yarım gerçekler ve kişisel saldırılar demokratik tartışma değildir” diyerek, tüm suçlamaları reddetti.

SPD’DEN AFD’YE YASAK ÇAĞRISI
AfD’nin söylemlerinin anayasa düşmanı olduğunu savunan SPD Grup Başkanı Matthias Miersch, partinin kapatılması için resmi süreç başlatılması gerektiğini ifade etti. “Bu kürsüde yapılan konuşma, anayasal düzeni tehdit ediyor” diyen Miersch, Weidel’i açıkça ırkçılıkla suçladı. Bundestag Başkanı Julia Klöckner ise Weidel’e usul uyarısında bulunarak, parlamento düzenine uymaya çağırdı.

SOL VE YEŞİLLER BASKIYI ARTTIRIYOR
Yeşiller’in grup lideri Katharina Dröge, Merz hükümetinin vergi politikalarının zenginleri kayırdığını belirtti. Sol Parti’den Heidi Reichinnek ise “Silaha harcanan her dolar, sosyal haklardan kesiliyor” diyerek tepkisini dile getirdi. Reichinnek’in sert sözleri, Maliye Bakanı Lars Klingbeil’in salonu terk etmesine yol açtı.
Jens Spahn ise kapanış konuşmasında pandemi dönemindeki harcamaları savundu: “Evet, pahalıydı ama krizdi. Almanya’yı bu krizden çıkardık.” Spahn’a CDU sıralarından uzun süre alkış geldi. Merz hükümeti, muhalefetin yoğun eleştirilerine rağmen kendi içinde birlik mesajı verdi.
