Gazeteci Mehmet Akif Ersoy, uyuşturucu operasyonu kapsamında gözaltına alınarak tutuklanmıştı. İstanbul İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince gözaltına alınan Ersoy’a yapılan uyuşturucu testinin pozitif çıktığı belirtildi. Ersoy, ifadesinde “Hayatımda hiç uyuşturucu kullanmadım” demişti. Gözaltına alındıktan sonra serbest kalan spiker Ela Rumeysa Cebeci'nin de uyuşturucu testinin pozitif olduğu öğrenildi.
AKP'li Şamil Tayyar'dan operasyonla ilgili gelen açıklama dikkat çekti. Tayyar "Mehmet Akif Ersoy'la ilgili ne kadar iddia varsa, o iddialardan daha ağır bir isim var ama onunla ilgili bir işlem yapılmadı" dedi.
Tayyar'ın TGRT canlı yayında yaptığı açıklama şöyle:
"Mehmet Akif Ersoy'la ilgili ne kadar iddia varsa, o iddialardan daha ağır bir isim var ama onunla ilgili bir işlem yapılmadı. İsmi zamanla çıkar mı bilmiyorum. Detay vermeyeyim. Belki soruşturma devam ediyor olabilir."
'SİYASET VE DEVLET HAYATININ HER ALANINA YAYILSIN...'
Tayyar sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada da iktidara seslenerek "Eğer mümkünse, arınma ve yeni yazılım süreci, siyaset ve devlet hayatının her alanına yayılsın." dedi.
Tayyar'ın yorum yağan paylaşımının dikkat çeken kısmı şöyle:
"Ayrıca iktidara bir önerim var:
Bu olaylar zinciri başlangıç olsun, siyaset/medya ilişkileri yeniden tanzim edilsin, nimet/külfet dengesi kurulsun.
Eğer mümkünse, arınma ve yeni yazılım süreci, siyaset ve devlet hayatının her alanına yayılsın.
Artık, bu bir zorunluluk."
Şamil Tayyar'ın açıklamasının ardından sosyal medyada o 'ağır' ismin kim olduğu tartışılmaya başlandı.

Öte yandan, Mehmet Akif Ersoy’un tutuklanmasının ardından, haberlerde adı geçen isimlerden biri olan Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) Koordinatörü Furkan Torlak istifa etmişti.
TİP İstanbul Milletvekili Ahmet Şık, erkek bir bakan yardımcısı ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nden bir kadın danışmanın da istifa edeceğini iddia etti.
'GİZLİ TANIK' İFADESİNE İŞARET ETTİ
Tayyar sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı yeni paylaşımda ise şu ifadeleri kullandı:
"Dün geceden bu yana çok yoğun bir telefon trafiği yaşadım. Önemli kısmına cevap veremedim.
Ortak soru şu oldu: Kim bu?
İlk günden bu yana masumiyet karinesine binaen dosyanın içeriğine girmedim, yine girmem.
Hiç kimseyi toptancı bir yaklaşımla suçlamadım, topluma rol model olan bu kişilerin suçsuz olmalarını umdum.
Burada itirazım, bazı şahısların imtiyazınadır.
Haklarında görece daha az iddia olanlardan en azından kan ve saç örneği alınırken, söz konusu şahsın bırakın gözaltına alınmayı bu testten bile muaf tutulması, izaha muhtaçtır.
Zira, Cumhurbaşkanımız, ucu kime dokunursa dokunsun her türlü iddianın üzerine gidilmesi konusunda açık çek vermişti.
Kimse dokunulmaz değildir.
Soruya dönecek olursak, cevabı gizli tanık ifadesinde var.
Yarın bu ifade tutanakları dosyaya girecek, kamuoyuna mal olacak, herkes öğrenecek.
Aylar sonra işlem yapıldığında test için geçerli makul süre geçmiş olmaz mı?
Uyuşturucu kalıntısı vücuttan atıldıktan sonra teste tabi tutulmasının ne anlamı kalır?
Yarın bir gün ismi bir şekilde kamuoyuna mal olacak bu şahsın töhmet altında kalmamak için şimdiden uyuşturucu testine gönüllü katılmasını salık veririm.
Eğer masum olduğunu düşünüyorsa…"