Sakın bana “Terörsüz Türkiye” falan demeyin...
Bu sadece ve sadece perde arkasındaki asıl amacı gizleyebilmek için ortaya atılmış, içi boş bir slogandır!
İçinin ne kadar boş olduğunu şöyle anlatayım:
“Soygunsuz Türkiye”, “Cinayetsiz Türkiye”, “Uyuşturucusuz Türkiye” ya da “Tecavüzsüz Türkiye” söylemlerini de aynen böyle sloganlaştırmak mümkündür değil mi?
Pekala:
“Soygunsuz Türkiye” isteyen biri hırsızları, yankesicileri, rüşvetçileri bağışlar mı?
“Cinayetsiz Türkiye” hedefleyen biri katilleri affedip, sokağa salar mı?
“Uyuşturucusuz Türkiye” amaçlayan biri torbacıları, uyuşturucu baronlarını affeder mi?
“Tecavüzsüz Türkiye” diyen biri tecavüzcüleri, tacizcileri başıboş sokağa bırakır mı?
Eeeee o halde neden “Terörsüz Türkiye” diyenler teröristler ile pazarlık edip, teröristleri affederek sokağa salmaktan dem vuruyor?
Kendini herkese Milliyetçi olarak yutturan Bahçeli nasıl oluyor da bebek katiline umut hakkı kapsamında af vaat edebiliyor?
Suçlular ile mücadele suça niyet edenleri daha en başta caydırmak, caymamakta ısrar edenleri cezalandırmaktan geçmez mi?
Bakın terör ile mücadelede en önemli unsur teröristler ile asla pazarlık etmemektir!
Eğer bir terörist ile pazarlık edilirse bu sadece o teröristi değil, siyasi hedefine terör yöntemini kullanarak ulaşabileceğini düşünen herkesi cesaretlendirir.
Neyse konumuz suçla mücadele değil bu kapsamda AKP, MHP ve DEM tarafından “Terörsüz Türkiye” söylemi ile sahiplenilen af konusu...
Bakın size gerçeği anlatayım AKP, MHP ve DEM’in ortak bir derdi var, o da: Birçok yasal ve anayasal suça bulaşmış bazı siyasi çevreler çok uzun bir zamandır ancak yargıyı baskı altında tutarak kendilerine dokunulmamasını sağlıyorlar. Eğer bir iktidar değişikliği olur ve bu yargıyı baskılama gücünü kaybederlerse mahkemeye çıkıp, bulaştıkları birçok anayasal ve yasal suçun hesabını vermekten ölesiye korkuyorlar.
İşte birbirinden çok farklı kökten gelen, çok farklı siyasi görüş ve ideolojilere sahip olan bu üç partiyi bu ortak dert birleştiriyor!
Bu üç siyasi parti mensupları mahkemelerde hesap vermekten çok korktukları için GENEL AF, CİDDİ BİR İNFAZ DÜZENLEMESİ ve yapılacak kanun değişiklikleri ile BAZI SUÇLARIN SUÇ OLMAKTAN ÇIKARILMASINI istiyorlar, işbirliklerinin arkasındaki temel gerekçe budur.
AKP ve MHP bunu tek başlarına yapamıyor. Bunun için Meclis’te nitelikli çoğunluk olan 360 oya ihtiyaçları var Abdullah Öcalan ve DEM’in ocağına da zaten bu yüzden düştüler.
“Terörsüz Türkiye” söylemini de asıl dertlerini gizlemek bir GENEL AFFI halka kolayca kabul ettirebilmek için sos olarak kullanıyorlar.
Hoca teoriyi bırak, somut örnek ver derseniz işte size somut bir örnek:
Hatırlatayım, FETÖ terör örgütünün siyasi ayağına daha henüz dokunulmadı!
Malum iktidar 2013’de yaşanan 17 / 25 Aralık operasyonu öncesi FETÖ ile o ya da bu şekilde ilişkide olanı masum, sonra ilişki kuran ya da devam ettireni suçlu ilan etmişti.
Oysa bu bir hukuk normu ya da kanuni bir düzenleme ile belirlenmiş bir kaide değil sadece siyasi bir söylem ama mahkemeler de tuhaf bir şekilde bu siyasi söylemi baz alıyor, davalar bu söylem üzerine inşa ediliyor.
Oysa yargı bağımsız çalışsa; bu cemaat ne zaman kuruldu, ilk suçunu ne zaman işledi, kişi bu cemaate ne zaman katıldı ve sadece örgüte üye mi yoksa suça da katıldı mı ona bakar, kararını ona göre verir değil mi?
Burada özellikle önemli olan husus ilk suçun işlenme tarihidir! Çünkü bu tarihten itibaren bahse konu cemaat önce bir organize suç, sonra da terör örgütüne dönüşmüş demektir ve o tarihten itibaren cemaate üye olan, destek veren herkes suça iştirak ya da yardım ve yataklıktan yargılanabilir.
Bu durumda da Pensilvanya’da Fetullah Gülen ile çarşaf çarşaf poz veren herkes topun ağzında demektir.
Bundan kurtulmanın tek yolu da bir GENEL AF çıkması ve bazı kanunların değiştirilmesinden geçmektedir.
Bu noktada AKP’nin hem FETÖ ilişkileri ve hemde sair suçlar konusundaki endişelerini konuşmaya bile gerek yok diye düşünüyorum.
DEM’in derdi belli o başta bebek katili olmak üzere PKK’lıları kurtarmak istiyor.
MHP’nin durumu ise daha karışık! Elbette içlerinde FETÖ yüzünden yargılanmaktan korkan epey bir insan var, lakin bunun dışında da örneğin Sinan Ateş cinayeti gibi davalarda mahkemeye çıkma korkusu taşıyanların da olduğu konuşuluyor.
Sonuçta bu üç farklı siyasi yapıyı MAHKEME KORKUSU ve GENEL AF VAADİ birleştirdi, gerisi hikaye desek sanırım yanlış olmayacaktır.