Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, 35 dakikalık bir video yayınladı ve “Türk milleti, istiklal Harbi neticesinde Atatürk tarafından kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nin ağır bir çekimle yıkıldığının ne yazık ki farkında değil. Seçmenlerin, cumhuriyetin ağır çekim yıkıldığının farkında olmamasının nedeni mensup oldukları partilerin bu yıkımı ustalıkla gizlemeleridir.” dedi.

Özdağ, siyasetten önce bu konuların Türkiye’deki en önde gelen uzmanıdır. Dolayısıyla kulak vermek gerekir.

***

Özdağ, önce 2002’den itibaren AKP iktidarının FETÖ eliyle yaptıklarını, Ergenekon, Balyoz, İzmir casusluk davaları adı verilen sözde davalarla Türk milletinin bağımsızlık iradesinin nasıl kırıldığını, 15 Temmuz’dan sonra da AKP’nin devlet yönetimine başka tarikatları nasıl ortak ettiğini anlattı.

Özdağ, Türkiye’de 2023’te Suriyeliler, Afganlar, Sudan, Somali gibi Afrika ülkeleri, Mısır, Libya, Irak, İran, Pakistan başta olmak üzere dünyanın değişik ülkelerinden gelenlerle birlikte 13 milyon değişik statüde yabancı yaşamakta olduğunu hatırlattı ve “Türkiye'de milli üniter laik Türkiye Cumhuriyeti'nin yıkılmak istemesinin nedeni İsrail'in Ortadoğu'da kendisinden başka ulus devlet istememesinde yatmaktadır. İsrail 1984'ten bu yana Ortadoğu'da ulus devletleri parçalama stratejisi izliyor.” dedi.

***

Özdağ, özetle şu konuşmayı yaptı:

- “Süreci yöneten Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, bölgedeki ülkelerin etnik kışkırtmalar ile bölündüğünü söylüyor ve ‘Onlar bizi bölmeden PKK ile anlaşarak PKK'nın bazı taleplerini karşılayıp bu badireyi atlatalım.’ demeye getiriyor.

-Oysa Türkiye ne Sudan ne de Somali’dir. Bu ülkelerin hiçbiri Türk ekonomisi kadar güçlü bir ekonomiye sahip değildir. Hiçbirisi NATO ve Avrupa Konseyi üyesi değildir. Hiçbirinde toplumsal entegrasyon ve milli kimlik Türkiye'de olduğu kadar güçlü değildir.

-Irak'ın üniter devletten federal devlete dönüşmesi için 15 seneye yakın iki savaş, bir işgal ve bir iç savaş gerekmiştir. Suriye'de rejimin yıkılması ve PKK'nın Suriye devletinin içinde devletleşmesi 13 sene sürmüştür.

-Ayrıca Türk ordusu ve güvenlik güçleri PKK'yı 1999'da ve 2017'de iki kez ağır yenilgiye uğratmıştır ve 2025 yılında PKK'yı kilit pençe harekâtı ile Kandil eksenine sıkıştırmıştır. Özetle PKK ile müzakereler başladığı zaman PKK terör örgütü açıkça askeri olarak mağlup durumdadır.

-Fakat bu ABD-İsrail talebinin iç politik gelişmelerle de örtüştüğünü görüyoruz. AK Parti'nin yeni bir oy bloğuna ihtiyacı var ve bu oy bloğu ise DEM Parti seçmeninden oluşuyor.

-PKK'ya af ve ardından gerçekleştirilmesi hedeflenen yeni anayasa ile birlikte milli üniter laik Türk Cumhuriyeti yıkılma sürüklenmektedir.

-2017'de AK Partili Ayhan Ogan şöyle söylemiş: ‘Şimdi biz yeni bir devlet kuruyoruz. Bakın, beğenin, beğenmeyin. Bu yeni devletin kurucu lideri Tayyip Erdoğan'dır.’

-Devlet Bahçeli'nin Öcalan'dan sürekli ‘kurucu önder’ diye bahsetmesi Öcalan'ın kurulmak istenen yeni cumhuriyette sahip olacağı kurucu rolü ile ilgili Türk milletinin bilinçaltına yapılan bir hitaptır.

-Zaten cumhuriyetimizin yerine adı Türkiye Cumhuriyeti olsa bile çok uluslu, eşit yurttaşlık ve Avrupa yerel yönetimler özerklik şartı üzerinden özerk bölgelere bölünmüş ve iki resmi dilli bir yeni devlet tasarımı hedefleniyor.

-Yeni Parti o zaman CHP idi. Genel Başkanı Özgür Özel ‘Öcalan Komisyonu’nun masasına oturdu ve bu komisyonun hazırladığı rapora CHP adına imza verdi. Komisyonun hazırladığı rapor üzerine oturan PKK affı yasa tasarısına da ‘evet’ oyu vererek destek verdiler.

-Oysa Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti'ni kurarken vatandaşlığı kan, ırk, mezhep, din zeminine oturtmadan anayasal zemine oturtmuştur.

-Türk siyasetinde PKK affına ve anayasal değişikliklerle Türkiye'nin çok ulusluluğu, çok mezhepli bir Lübnan, Irak, Yugoslavya modeline dönüştürülmesine Zafer Partisi ve İyi Parti kararlı ve etkili bir şekilde karşı çıkıyor.

-Adalet Partisi, Bağımsız Türkiye Partisi, Milli Yol Partisi, Kutlu Parti gibi başka milli duruşu ve Atatürk çizgisini temsil eden partiler de var. Türk halkının yüzde 80'den fazlası Edirne'den Hakkâri'ye kadar bu sürece karşı çıkıyor.

-Artık 2023'te gerçekleşen seçmen iradesini zerre kadar temsil etmeyen Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin iradesiyle Türk milletinin iradesi ayrışmıştır.

-Bölünme sürecini durduracak tek irade Türk milletinin iradesidir.”