Piyasa uzmanlarının geçtiğimiz haftalarda zayıflık yerine "sıkışan bir yay" olarak nitelendirdiği altın ve gümüş fiyatlarındaki konsolidasyon süreci sert bir yukarı yönlü kırılmayla tamamlandı.
ABD’li dev şirket altında rakam verdi: Altının 2027’ye gireceği seviye belli oldu
Küresel piyasalarda altın ve gümüş, tarihi bir kırılma yaşadı. ABD’li dev şirket Blue Line Futures’ın baş piyasa stratejisti Phillip Streible, Kitco’da yayınlanan yazısında altının yıl sonu geleceği seviyeye dair çarpıcı rakamlar verdi.
Aylardır süren baskıyı tek bir işlem haftasında kıran altın, 4.100 dolar bandındaki yatay seyrini sonlandırarak 4.400 dolar sınırının üzerine yerleşti.
ABD’li dev şirket Blue Line Futures’ın baş piyasa stratejisti Phillip Streible, Kitco’da yayınlanan yazısında güncel durumu değerlendirdi.
Streible’a göre piyasalardaki mevcut tablonun temel nedenlerini anlamak için 2 Mart tarihine dönmek gerekiyor.
O dönemde ham petrol fiyatlarında yaşanan yukarı yönlü sıçrama ve altının ons başına 250 dolar değer kaybetmesi, küresel piyasalarda tek bir ana temayı öne çıkarmıştı.
O da, yükselen enerji maliyetlerinin enflasyonu beslemesi ve ABD Merkez Bankası'nın (Fed) ekonominin gerektirdiğinden daha şahin bir faiz politikası izlemek zorunda kalmasıydı.
Altın piyasası yaklaşık beş ay boyunca bu olumsuz senaryoya karşı direnç gösterdikten sonra, son bir haftada tüm faktörlerin tersine dönmesiyle yeni bir döneme girdi.
Ham petrol fiyatlarının yaklaşık yüzde 7 oranında gerilemesi, Fed'in sıkı para politikasını sürdürmesine gerekçe gösterilen en önemli unsuru ortadan kaldırdı.
ABD 2 yıllık tahvil getirileri daha düşük bir zirve oluşturarak 50 günlük hareketli ortalamasına doğru geriledi.
Cuma günü açıklanan Temmuz ayı ABD istihdam raporunda 80.000 kişilik iş artışı beklenirken, piyasa beklentilerinin aksine 23.000 kişilik net iş kaybı yaşandığı duyuruldu.
Bu gelişmeler, piyasaların Eylül ayında faiz artırımı yapılmasına ilişkin tüm beklentilerini çökerterek Mart başından bu yana altın fiyatlarını aşağı çeken dinamikleri tamamen tersine çevirdi.
Fiyat yükselişinin arkasında yatan temel dinamikler incelendiğinde, kurumsal ve resmi tarafın piyasadaki güçlü varlığı dikkat çekiyor.
Merkez bankalarının resmi altın alımları yıllık bazda yüzde 62 gibi yüksek bir oranda seyretmeye devam ediyor.
Bu kapsamda Çin Merkez Bankası'nın, Hong Kong'un küresel bir altın ticareti merkezi olma hedeflerini desteklemek amacıyla şehirdeki fiziki altın stoklarını artırdığı gözlemleniyor.
Diğer taraftan, borsa yatırım fonlarında (ETF) son dönemde girişler görülse de yıl başından bu yana devam eden toplam bazdaki yüzde 2,1'lik düşüş dikkat çekiyor.
Bireysel yatırımcıların piyasaya katılımının henüz yeni başlamış olması, yaşanan bu tarihi yükselişin geniş perakende kitlesinin desteği olmadan gerçekleştiğini gösteriyor.
Beş aylık düşüş trendini tek bir haftada geride bırakan finansal piyasalarda, fiyatların doğrudan dik bir hatta yükselmesi nadir görülen bir durumdur.
Uzmanlar, piyasanın önümüzdeki dönemde geri çekilmeler yaşayabileceğini, eski direnç seviyelerini yeniden test edebileceğini ve geç gelen yatırımcıları eleyebileceğini öngörüyor.
Olası kâr satışları ve düzeltmelerde 4.280 dolar ve 4.236 dolar civarındaki eski direnç seviyeleri, yeni destek alanları olarak yakından takip ediliyor.
Faiz artırımı beklentilerinin azalmaya devam ettiği mevcut konjonktürde, piyasanın yıl sonundan önce 5.000 dolar seviyesini yeniden test etmek için gerekli temel makroekonomik desteğe sahip olduğu değerlendiriliyor.
NOT: Bu haberde yer alan bilgiler yatırım tavsiyesi vermemektedir.